Peygamber Oluşu (M. 610)
Hz. Muhammed'in Peygamber Oluşu
Hz. Muhammed (sas.), Miladi 610 yılının Ramazan ayında bir pazartesi gecesi Hira dağındaki mağarada, bütün varlığı ile Allah’a yönelmişti. Bu sırada Cebrail (as.) gelerek Kur’an-ı Kerim’de Alâk suresinin başında yer alan ayetleri getirdi ve Allah tarafından Peygamber olarak görevlendirildiğini bildirdi.
Böylece Hz. Muhammed’e (sas.) ilk vahiy gelmiş, Kur’an ayetleri inmeye başlamış oldu. O, kendisine verilen bu büyük görevin ağırlığı içinde evine döndü. Hiçbir maddi güce sahip değildi. Herhangi bir yardımcısı da yoktu.
İlk Vahiy ve Alâk Suresi'nin İlk Ayetleri
Bu ayetlerin anlamı şöyledir:
“Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı alaktan yarattı. Oku, Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediğini O öğretti.”
Bu ilk vahiy ile birlikte Hz. Muhammed’e (sas.) peygamberlik görevi verilmiş ve Kur’an-ı Kerim’in ayetleri inmeye başlamıştır.
Hz. Hatice'nin Desteği
Hz. Muhammed (sas.), kendisine verilen bu büyük görevin ağırlığı içinde evine döndü. Dünya küfür ve ahlaksızlık içinde yüzüyordu. Bu şerefli, fakat ağır görevi tek başına nasıl başaracaktı?
Evine gelince Hira dağında Peygamber olarak görevlendirildiğini ve Kur’an’ın inmeye başladığını hanımı Hz. Hatice’ye anlattı.
Peygamberimize layık bir eş olduğunu her hâliyle ispat eden Hz. Hatice, onu teselli ederek şöyle dedi:
“Müjdeler olsun, sebat et! Hayatımı kudret elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, Sen bu ümmetin peygamberi olacaksın. Çünkü sen, akrabalık haklarına riayet edersin, güçlüklere dayanırsın, misafirleri ağırlarsın, felakete uğrayanların yardımına koşarsın. Böyle olan kulunu Allah yalnız bırakmaz.”

